Anasayfa2019-04-02T15:48:21+03:00

İNANÇLAR – ÖN YARGILAR ve İNSANLAR…

Kişileri yöneten ve yönlendiren, doğruya veya yanlışa götüren, eksik bırakan ya da çoğaltan onların inançlarıdır!. Kişi inandığına göre şekillendirir kendini. Neye inanmak istiyorsa, neye daha çok inanıyorsa ona yönelir kişinin yüzü; güne bakan çiçekleri gibi. 

İnsanların inançlarının algılanmasında, pekişmesinde, gelişmesinde ve kişiliğinin buna göre yoğrulmasında; benliğinde şemalar, kalıplar oluşmasında ailesinin (öncelikle anne-babasının, eşinin, küçükken etkilendiği bir rol modelinin…), okulunun (öğretmeninin), arkadaşlarının, mahallesinin, çevresinin, toplumunun, memleketinin önemli etkileri vardır. Bu etkilerin dozuna göre birçok bireyin inançları şekillenmiş ve gelişmiştir.

Dikkat ederseniz herhangi bir dini argümandan veya kavramdan bahsetmiyorum. “İnanç” kelimesini bilerek kullanıyorum. İnanmak belirliyor sonuçta hepimizin attığı adımları ve gideceğimiz yönü. İnandığımıza göre yaşıyoruz, konuşuyoruz, yazıyoruz, tartışıyoruz ve paylaşıyoruz.

Çevremize dikkatli bir nazarla bakalım isterseniz:
Paraya, paranın gücüne, paraya dayalı bir yaşam tarzının hâkimiyetine inanmış kişilerin yaşamlarını nasıl bu kavram çerçevesinde örgütlediklerini görürsünüz. Hani  “Bu adamın dini, imanı para!”  ya da “Bu adam adeta paraya tapıyor! ” dedikleri türden insanlar var ya; işte bu insanların hayatını şekillendiren ana unsur paradır, maldır, mülktür. Bunların, kendisine sağladığına inandığı güçtür! […]

Gününü Umuda Ayarla Göz Bebeğim

  *Bütün Yeryüzü Çocuklarına, Saygıyla… 

Sen ağlama göz bebeğim; sakın üzülme kardelenim, umudum, yarınım, geleceğim… Çünkü ancak sen ağlamazsan ben güleceğim.
Utanıyorum! Bunu söylemeye hakkım var mı, bilemiyorum. Ama yine de bütün benliğimle senin tertemiz yüreğine sesleniyorum:

Her türlü sıkıntıya, acıya, bütün zorluklara ve olumsuzluklara rağmen hayat yaşamaya değer. Kin, nefret, hüzün, umutsuzluk, yoksulluk ve yoksunluk ancak sen gülersen baş eğer.

Pencereni, hayatı yaşanılır hâle getiren esintilere aç.
Gününü umuda ayarla göz bebeğim, umudum, geleceğim… Çünkü göz bebeklerinde yarını arayanlar umuda muhtaç.

Senden seni almak için… Seni sevgisiz bırakmak için her türlü çirkinliği yaptık biz. Sen bizim gibi büyüme! Lütfen hiç ama hiç azalmayan yüreğindeki sevgiyi, sevgisiz kalanlarla paylaş.

Sabahı bekler gibi ölümü bekleyen biz hastalar gelsin gözlerinin önüne.
Tutunacak dal, sığınacak liman arayanları düşün. Her şeye rağmen ve her şeye değer bularak seni, sevgini umutla bekleyenleri düşün.

Uzat ellerini hüzünlerimize göz bebeğim, kardelenim, umudum, geleceğim… Kavra bugünümüzü ve acılarımızı. Gömgök gökyüzümüzün kuraklığına yağdır yüreğinin sıcaklığını. […]